Yumurtanın Kabuğu
VATAN'da gördüm, iç sayfalardan birinde. Maliye bakanımız kahvaltılı toplantıya gitmiş, yumurta getirmişler. Garsona seslenmiş, "Soyun da getirin bunu. İnsan her zaman bakan olmuyor, bari bakanken soyulmuş yumurta yiyelim".
Aynı günlerde bir de dış haber. Amerikan başkan adayı Barack Obama'nın pek değerli zevceleri Michelle hanımın, kaldığı otelde ısmarladığı istakoz ve İran havyarı içerikli yemek, Amerika'da hadise çıkarmış.
Öncelikle. Anlaşılıyor ki ikinci haber cumhuriyetçi basının fena sallamasıymış, zira Michelle Obama (ki kendisi avukattır, kocasıyla birlikte, pek kabul etmese de, dünyalığını yapmıştır, istakoz alacak parası muhtemelen vardır), bahsi geçen gün NY'ta, haberde adı geçen lüks otelde değilmiş. Ama haberin yalan olması benim gelmek istediğim sonucu değiştirmiyor. Amerika'da, başkan adayının zengin ve halktan üstün görünmesi O'na oy bile kaybettirecek bir gelişmeyken, burada bakanın kendini üstün görmesi 10 küsürüncü sayfada, esprili haber sonuna dolgu malzemesi. (ha diğer espriler arasında bu da belki espridir, o zaman düzeltiriz VATAN'la beraber).
Sadece politikayla da sınırlı değil tabii durum. Vaktiyle bizim bölümün labında staj yapıyorum; hoca telefon etti, laba gel, iş var diye. İş dediği de basılı tablolar varmış, onları elle Excel'e geçirmemi emretti. Bu hadi yarı-bilimseldi ama ben göremesem de asistanın hocaya çay götürmesi, çanta taşıması da bizde normal kabul ediliyor.
Sonra vakit geçti, bu sefer Amerika'da doktora yapıyorum, baktım hoca yerleri siliyor bir gün. Ne yapıyorsun patron dedim, postdoc gelecek ya ona yer hazırlıyorum dedi.
Sorun sanırım Doğu kafası. Türk kafası değil, çünkü Çinliler, Japonlar, Koreliler de bizim gibi "ağzı var dili yok" sınıfından. Hem ailede hem devlette otoriteye eksiksiz itaati öğrendiğimizden büyüyünce de değişemiyoruz. (laf aramızda, çinlilerin, japonların durumu bizden kötü. Bizim arkadaşlar kendilerini toplamayı öğreniyor zamanla da, onlardan çok az)
Batı ülkelerine giderseniz aklınızda bulunsun, zaman zaman terslenecek adam arıyorlar, noter katibi ellerinde yeterince varmış.

