White Christmas ****1/2
İnsan arkadaş hatrına para kaybeder, zaman kaybeder, ya da ne bileyim 100 kişilik dans ekibini tatil günü görev başına toplayıp ufacık mekanda devasa bir gösteri sergileme riskine bile girer. Ama hangi aklı başında insan arkadaşının mutluluğu için Vera Ellen'la evlenmeye razı olur. Söyle bana ey senarist, nerede kaldı müzikallerin efsanevi gerçekçiliği!İkinci Dünya Savaşı'nda aynı bölükte savaşan iki askerden Phil (Danny Kaye) bir saldırı sırasında, sivilde gösteri dünyasının önemli isimlerinden olan, ses sanatçısı Bob'un (Bing Crosby) hayatını kurtarır. (Phil'in ardı arkası gelmez hatırlatmaları sayesinde) Kendini borçlu hisseden Bob, savaş sonrası kurtarıcısıyla birlikte çalışmaya başlar. Büyük başarı kazanan ikili, zamanla işi büyütüp yapımcılığa da girişir.
Ne var ki, yapımcı olmaya başta pek hevesli olan Phil, işler yoğunlaştıkça ilgisini kaybeder. Hayatını rahatça yaşayabilmek için işkolik Bob'un evlenip çoluk çocuğa karışması gerektiğine hükmeden komedyen, arkadaşına uygun bir eş bulma çabasına girişse de, gösteri dünyasının kadınlarına güvenmeyen Bob, Phil'i hayalkırıklığına uğratır.

Yine çalışarak geçirilecek bir Noel tatili öncesi; Bob, Phil'i bir diğer asker arkadaşlarının kızkardeşlerinin sahne şovunu görmeye sürükler. Phil mızmızlansa da, Haynes kardeşlerden Betty'nin (Rosemary Clooney) Bob'ın dikkatini çektiğini görünce Judy'nin (Vera Ellen) yanına yerleşip olanları seyretmeye koyulur. Kızların bir iş için Vermont'a gittiğini öğrenen Phil, Bob'u ne yapıp edip NY'a gitmekten vazgeçirir, dörtlü, karlı eyalet Vermont yollarına düşer.
Vermont'ta gittikleri otelin, kar yağmadığı için müşterisiz ve zor durumdaki sahibi, cephedeki komutanları (Dean Jagger) çıkınca (burada ne bölükmüş be kardeşim demeyin, filmin sonunu bekleyin), Phil'in Bob'u başgöz etme çabalarının yanına, Bob'un generali zengin etme planı eklenir. Otelin resepsiyonisti Emma Allen (Mary Wickes) da olmazsa olmaz yanlış anlama sahnelerini getirir, göz yaşartıcı finale doğru koşturmaca başlar.
Filmin iki çiftinden Bob ve Betty'yi oynayan Bing Crosby ve Rosemary Clooney müzikal diyarının sesiyle bilinenlerinden (hele ki Crosby). Tamamlayıcı Phil - Judy çiftiyse aslında iki dansçının, Fred Astaire ve Vera Ellen'ın olacakmış, ama Astaire başka bir projeye takılı kalınca önce Donald O'Connor (ki o da iyi dansçıdır), o da olmayınca şarkıcı ve komedyen Danny Kaye görevi üstlenmiş. Vera Ellen ayarında bir dansçıyla ekipten kimse başedemeyeceği için de güzeller güzeli Vera'cık dans sahnelerini ya yalnız, ya da figüranlarla sahnelemiş. Kötü demek mümkün değil ama Fred Astaire'le ikisini karşılıklı görmek isterdi gözler (bakınız Three Little Words).
Dans sahnelerinde sırra kadem basan 4 yıldızın 3'ü Irving Berlin'in şarkılarını seslendirirken parlamaya başlıyor. Sisters, Snow ve filme adını veren final numarası White Christmas dikkat çeken bazı parçalar. Tabii DVD eki olarak sunulan röportajda Rosemary Clooney'nin hafif şaka yollu belirttiği üzere: "Vera harika bir dansçıydı ama şarkı söyleyemiyordu, o yüzden dublaj kullanıldı"
Romantik ilişkilerin ve şarkıların haricinde de Bing'le Danny'nin ahbap çavuş, Vera'yla Rosemary'nin kızkardeş sahneleri eğlendiriyor (ayrı ayrı birer Sisters söyleyişleri var ki, o kadar olur). General rolünde Dean Jagger, rolü gereği yer yer ağırlaşsa da, klasik sinemaseverlerin mutlaka bir yerlerde karşılaşacağı Mary Wickes hemen yetişip ortalığı toplayıveriyor.Casablanca'dan Oscar'lı Michael Curtiz yönetimindeki filmin teknik yönünde, ara ara görünen orta büyüklükte bol figüranlı sahnelerin yanında, muhteşem Technicolor renkleri göz alıyor. Kostümler de yine dönemin önemli isimlerinden Edith Head'e aitmiş.
Müzikallerin gerçekdışılığına takılarak açtım ya hani yazıyı. İşte White Christmas da bir masal hemen her müzikal gibi. Acı gerçeklere baştan şöyle bir uğrasa da, finalinde It's A Wonderful Life esintileri taşıyan, Irving Berlin'in besteleri, Bing Crosby'nin, Rosemary Clooney'nin, Danny Kaye'in sesleri ve Vera-Ellen'ın danslarıyla süslenmiş bir masal.
