Pigskin Parade ***1/2
TIME'da geçenlerde çıkan bir yazı üniversite takımı çalıştırıcılarının başarı için ne zahmetlere katlandığını anlatıyordu. 1936 yapımı Pigskin Parade de, benzeri bir çalıştırıcıyı ve takımını işliyor.
Filmin sportif yönünün yanında, Judy Garland adlı pek tanınmayan bir oyuncunun ilk uzun metraj filmi olma özelliği de var ki, bilmem ilginizi çeker mi?
Prestijli Yale üniversitesi'nin pek kuvvetli Amerikan futbolu takımı, geliri hayır kurumuna bağışlanmak üzere bir maç yapmaya karar verir. "O çok güçlü, bu çok zayıf" tartışmalarından sonra, Texas Üniversitesi rakip olarak belirlenir, davet edilmesi için sekretere emir verilir. Ofiste yaşanan bir karışıklık sonucu davet, orta büyüklükteki Texas Üniversitesi takımı yerine, minicik Texas Eyalet Üniversitesi takımına gider.
NewYork'tan getirdikleri yeni hocalarıyla diplerde süründükleri futbol listelerinde yükselmeyi hedefleyen Texas’lılar, davete başta şüpheyle yaklaşsa da, çalıştırıcı Slug Winters’ın (Jack Haley) karısı Bessie’nin (Patsy Kelly) dolduruşuna gelip Yale’i yenmek üzere hazırlıklara başlar. Küçük üniversite takımı, yıldızları Biff Bentley (Fred Kohler Jr), koç Slug ve O’na perde arkasından yardım eden Bessie sayesinde kısa zamanda epey mesafe de kat eder. Ne var ki, tam her şey güllük gülistanlıkken Bessie, Biff’i kazara sakatlar.
Hatasını tamir etmek üzere yeni bir yıldız peşinde yollara düşen Bessie, aradığını bir karpuz tarlasında bulur (bizim filmlerde de futbol yıldızları hep bostandan çıkmaz mı zaten). Yalınayak gezip karpuzları metrelerce uzağa atabilen köylü Amos (Stuart Erwin), sesini göstermeye meraklı kızkardeşi Sairy (Judy Garland) ile beraber okullu olur, sınıfları olmasa da, futbol sahasını doldurur. Yale’le yapılacak büyük maç için çalışmalar yeniden başlar.
Pigskin Parade’in çok sağlam bir olay örgüsüne sahip olduğunu söylemek mümkün değil. Film gerilimi yükseltip finale odaklanmak yerine inişli çıkışlı bir yol izliyor. Tek bir filmden çok bir diziden arka arkaya bir kaç bölüm izlemiş hissini alıyorsunuz. Müzikal sahnelerin eklenebilmesi için olur olmadık yerlerde eğlence geceleri, marşlar kullanılması da, parçalılık hissini körüklüyor.
Filmin başrolü, köylü futbol yıldızı Amos’u oynayan Stuart Erwin, bu rolüyle Oscar’a aday olmuş. Jack Haley ve Patsy Kelly kavgacı çalıştırıcı çift olarak başarılı komedi sahnelerine imza atarken, geleceğin müzikal yıldızı Betty Grable da ufak bir rolde kendisini göstermiş.
Judy Garland’a gelirsek. Sesine vurulup kontratı yapan MGM, o günlerde genç yıldızı nerede kullanabileceğini bilmiyor, ancak kısa filmlerde oynatıyormuş. 20th Century Fox tam bu sırada Judy’yi bir film için isteyince, stüdyo yönetimi, perdedeki başarı şansını ölçmek için seve seve izin vermiş.
Sesi ve çoğu zaman unutulan oyunculuğu kusursuz olsa da (“şarkı söylim mi” diye bir ısrarı var ki, öyle şirin olur bir insan), 14’lük Judy bu filmde henüz Roger Edens’ın eğitiminden geçmiş değil, ham. Verilen şarkılar da “Somewhere Over The Rainbow” veya “The Man That Got Away” gibi klasiklerden çok uzakta. Bu sebepten O’nu izlerken her zamanki keyfi almamanız muhtemel. Yine de, kızı Lorna Luft’ın DVD ekindeki röportajına göre, Judy’nin müzikal numaralarının birinin çekimini tekrar etmek zorunda kalmışlar, zira şarkı biter bitmez bütün set alkışlamaya başlamış. Diğer bir deyişle, Judy her zaman Judy.
Pigskin Parade genel toplamda zayıf ve dağınık kalsa da, bireysel yetenekler sayesinde iyi bir eğlencelik olarak izleniyor. Sinema tarihiyle ilgilenenler de Judy Garland’ın ilk uzun metraj filmini göz ardı etmemeli.
