Oscar 2008 - Kasım Ortası
Amerikanlar şükran günü, noel, yılbaşı üçlemesinden oluşan Kasım-Aralık kutlamalar dönemine hazırlanırken, sinemaseverleri farklı bir telaş alır. Zira, senenin bütün kaliteli filmlerinin Oscar öncesi resmi geçidi başlamak üzeredir. Kasım ayının ilk iki haftasını bitirirken, menüye şöye bir göz atalım.
Geçen sene Little Miss Sunshine’ın fırladığı yaz sezonunda bu sene, Edith Piaf’ın hayatını anlatan La Vie En Rose ve başrol oyuncusu Marion Cotillard hariç pek hareket göremedik. Bağımsızlar bu sezon gözünü karartıp büyük yıldızların arasında Kasım-Aralık’a saklanmayı tercih etmiş gibi. Bu arada, Cotillard demişken. Filmin DVD’si iyi zamanlamayla 13 Kasım’da raflarda yerini alacak. DVD fragmanlarından anlaşıldığı kadarıyla tüm filmden çok filmin yıldızı Cotillard’ı “En İyi Kadın Oyuncu” dalında listelere sokma çabası var. Seçicilerin hafızasındaki 6 aylık erozyonu kırabilirlerse, özellikle Altın Küre’nin komedi-müzikal dalında başarı mümkün.
Eylül’de Western 3:10 to Yuma, Cronenberg’in Eastern Promises’i, Brad Pitt’in oynadığı The Assassination of Jesse James, Sean Penn’in yönettiği Into The Wild ve Ang Lee’nin NC-17 rating alan Lust, Caution’u dikkat çeken filmlerdi.
Ekim ayı Cate Blanchett’in bu sezonki ilk büyük rolünü taşıyan Elizabeth:The Golden Age, Oscar’ın sevilen siması George Clooney’li Michael Clayton, ufak bağımsız Lars And The Real Girl ve Ben Affleck’in karizmayı toparladığı Gone Baby Gone’ı beraberinde getirdi.
Elizabeth hariç bu listedeki filmler eleştirmen ilgisi ve seyirci sevgisi topladıysa da ataklarını son düzlükten önce yaptıklarından, kampanya döneminde yoğun çaba göstermeleri gerekecek.
Kasım’ın ilk haftasında iki usta Ridley Scott’tan American Gangster ve Sidney Lumet’den Before The Devil Knows You’re Dead gözümüze ilişiyor. 12 Angry Men’le tarihte yerini almış olan Lumet’nin eski günlerine döndüğü söyleniyor. Filmin iki başrolü Philip Seymour Hoffman ile Ethan Hawke da övgü topluyor.
Savaş karşıtı Lions For Lambs ile Coen’lerin dönüşü No Country For Old Men Kasım’ın ikinci haftası açıldı. Lions For Lambs alışılmadık yapısı nedeniyle izleyiciden pek destek bulamazken, Coen’lerin filmi adını yükseklere yazmayı başardı.
Kasım’ın ikinci yarısı Robert Zemeckis önderliğinde senenin canlandırma bombası olmaya aday Beowulf’u (Ratatouille ve The Simpsons ile çekiştiği söyleniyor), The Squid and The Whale ile bir süre önce ilgi toplayan Noah Baumbach’ın bağımsız sinemaya dönen Nicole Kidman’ı yönettiği Margot At The Wedding’i, Brian dePalma’nın tartışmalı savaş karşıtı yapımı Redacted’ı, Green Mile yönetmeni Frank Darabont’un The Mist’ini ve şu günlerin en sabırsızlıkla beklenen filmi Todd Haynes’in 5 aktör ve 1 aktrisi (Cate Blanchett) Bob Dylan rolünde yönettiği I'm Not There’i taşıyor.
Oscar için son ay Aralık’taysa bir diğer fantezi yapım Golden Compass’ı (yine Nicole Kidman’lı), iki sene önce Pride and Prejudice’le kendisini gösteren Joe Wright’ın bir diğer roman uyarlaması Atonement’ı, Thank You For Smoking’le bağımsızlar arasında sükse yapan Jason Reitman’ın, yılın Little Miss Sunshine’ı olarak adlandırılan ve salonlarda gördüğüm kadarıyla fragmanlarına iyi tepki alan Juno’sunu, Finding Neverland ve Stranger Than Fiction’un yönetmeni Marc Forster’ın The Kite Runner’ını, Francis Ford Coppola’nın Youth Without Youth’unu, Tim Burton’ın Johnny Depp’li Sweeney Todd’ını ve ayın son haftasında Oscar’lı Mike Nichols’ün Oscar’lı Julia Roberts, Tom Hanks ve Philip Seymour Hoffman’ı, Aaron Sorkin senaryosu eşliğinde yönettiği Charlie Wilson’s War’ı, Woody Allen’ın Cassandra’s Dream’ini ve Rob Reiner’ın The Bucket List’ini izleyeceğiz.
Bu sezonki yarışı Devlerin Dönüşü olarak adlandırmak mümkün. Coppola, Allen, Nichols, Lumet, hatta Coen’ler. Bağımsızlardan ve eski kıtadan saldırılar şimdilik zayıf görünüyor ama ilerleyen günlerle birlikte o taraflar da hareketlenebilir. 5 Aralık’ta National Board Of Review açıklamasıyla başlayacak eleştirmen ödülleri tufanından sonra daha kesin konuşmak mümkün olacak.
Ve tabii kısa süre önce Dallas’ın evsizleriyle paylaştığı otobüsleri terkederek 4 tekerlekli balinasıyla trafiğe çıkan, bu sayede sinemaları ikinci evi haline getiren yazarınız olarak şüphesiz ki bu filmleri mümkün oldukça izleyip sizlere aktaracağım, takipteyim, bırakmam.
