Monkey Business ****1/2
Bilimsel araştırmaların yürütüldüğü laboratuarlar sinema ve TV'nin uzun süreli şartlandırmasıyla sıkıcı, mahzen gibi yerler olarak bilinir. İnsanoğlunun binbir derdine çare arayan bilimadamları genelde sessiz, konuştuklarındaysa son derece ciddidir. (ve nedense her yaptıklarını açıklama ihtiyacı duyar beyaz önlüklüler: "Tüpe 3 miligram şundan koyuyorum ki bu olsun" gibi) Oysa içeriden yaptığım naçizane gözlemlere dayanarak söyleyebilirim ki laboratuarlar komedi üretiimi için ileri derecede elverişli ortamlardır. Tezime destek, klasik Hollywood sinemasının usta yönetmenlerinden Howard Hawks'ın 1952 yapımı Monkey Business'inden geldi.
Yürürken sakız çiğneyememe klişesini doğrulayacak derecede dalgın kimyager Barnaby Fulton (Cary Grant), yaşlıları gençleştirecek bir formülü tamamlayıp istediği alanda araştırma yapmasına yetecek para alacağı bir kontrat imzalama çabası içindedir (bilimadamına araştırma fonu sözü ver, canını al). Profesör deney hayvanlarının ilaca tepki vermemesinin sebebi üzerine kafa yorarken, eşi Edwina (Ginger Rogers) "beklemeye" alınmış bir hayat yaşamaya razı olur.
Sabah işe gittiğinde para sahibi patronun (Charles Coburn) baskısı ve bir yanlış etiketlemenin yarattığı heyecandan (olur öyle bazen) sonra işe koyulan Barnaby, ilacının yeni sürümünü hazırlar. Bu sırada ustasını izleyip işi öğrenen deney maymunu (doktora öğrencilerine bir sataşma mıdır acaba?), doktorun labdan dışarı çıkmasını fırsat bilerek tezgaha oturur, kimyasalları karıştırır, karışımı içme suyuna boca eder. İlerleyen dakikalarda filmin iki başkarakteri Barnaby ve Edwina bir şekilde bu maymun icadı "gençlik iksiri"ni tadacak, sonuçlarını bize iletecektir.
Howard Hawks'ın gediklilerinden Cary Grant'in karşısına, orta yaşa ermiş Ginger Rogers geçmiş Monkey Business'ta. Hawks'ın "Bringing Up Baby"sinin, "His Girl Friday"inin temposunu ve Cary'yle Ginger'ın muhtelif filmlerdeki oyunlarını bilenler durağan açılış sahnelerinde şaşıracak. Zira asla yaşlanmayan iki oyuncu (Ginger'ın 60 yaş civarlarında Charleston yaptığı videosu var misal), klasik bir orta yaşlı çift portresi çiziyor. Tabii ki, ikili gençlik iksirini tattığında, bunun gerçek "screwball" komedi sahnelerine tezat oluşturmak için yapıldığı ortaya çıkıyor. Dinamikleşen Grant, patronun güzel sekreteri rolündeki Marilyn Monroe'yu kaptığı gibi spor arabasıyla sokakları turlamaya başlarken; Ginger, biraz dans yeteneğini, biraz "Carefree"deki hipnotizma sahnelerinden hatırladığımız tatlı-kaçık komedisini sergiliyor.
Darren Aronofsky'nin birkaç ay önce izlediğimiz yine gençlik-ölümsüzlük iksiri üzerine filmi The Fountain'da bilim ortamının hatalı tasvirine kızmıştım (bu filmi izledi mi acaba Darren efendi). Monkey Business'ta Barnaby'nin labıysa beherinden dereceli silindirine kadar gerçek (beherler acemi öğrenci elinde kırılmıştır ama o kahraman plastik dereceli silindir bir yerlerde hala bilime hizmet ediyor olabilir) Gerçeklik alet edevatla da sınırlı kalmıyor. Fulton, her bilimadamı gibi gözlemlerini bir deftere kaydediyor, karışımını hazırlarken ne eklemesi gerektiğini defterden okuyor ve ilacı kendi üzerinde denemek istediğinde yardımcısı tarafından bilim kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle uyarılıyor (ki doğrudur, öyle her karışım denenmez Darren efendinin yaptırdığı üzere) (öte yandan Barnaby şu karizmatik cevabı verip ilacını içiyor: "Buluşlar tarihi kurallara uymayan insanların tarihidir") Son olarak, camianın dışındakilerin bilimadamlarına bakışını, labın temizlik görevlisi Gus'ın şu gözlemi özetliyor: "Koca koca adamlar maymunlarla oynuyor"

Bringing Up Baby'de koca leoparı Katharine Hepburn'ün eline tutuşturan Hawks, Monkey Business'ta maymunları daha serbest bırakmış (haliyle). Fulton'ı izledikten sonra kimyagerliğe başlayan maymunun kafasını kaşıya kaşıya kimyasalları karıştırdığı sahne sanırım uzunca bir süre deney yaparken gülmeme sebep olacak. Eğitimenini tebrik etmek lazım.
Bilimadamlarıyla ilgili klişelere çok abartmadan dokunan, komedi sahneleriyle kahkahalar attıran Monkey Business, şu sıralar eşdeğerlerine pek rastlamadığımız klasik komedinin iyi örneklerinden. DVD'si Monroe'nun Diamond Collection'undan çıkmış olsa da filmin Cary Grant - Ginger Rogers filmi olduğunu akılda tutup ona göre izleme kararı vermekte fayda var. (bana bakmayın, Monroe'ya karşı Ginger her zaman tercihimdir)
