iPS hücreleri
Bu arada, sizlerden uzak kaldığımız süreçte, sayın dinleyenler, deri hücrelerinin embryonik kök hücre benzeri hücrelere dönüştürülmesi konusunda büyük bir adım atılmış. Bilindiği, veya aslında bizim gazetelerin pek haberi olmadığından bilinmediği, üzere, bir süre önce Japonya'dan Yamanaka liderliğinde bir grup bilimadamı, 4 proteini (Oct4, Sox2, c-Myc, Klf4) belli bir süre deri hücrelerine sentezlettiklerinde bu hücrelerin teorik olarak her tür dokuyu oluşturma yeteneğine sahip embryonik kök hücrelere dönüştüğünü göstermişti. Bu haber bilim dünyasında büyük heyacan yarattı, zira çekirdek transferi (yaygın adıyla klonlama) yöntemiyle embryonik kök hücre üretimi hem verimsiz hem de etik açıdan tartışmalıydı.
Ne çare ki, Yamanaka'nın metodunun da sonuçta elde edilen hücrelerin tedavide kullanılması konusunda önemli bir eksiği vardı. Yeniden programlama metodu, gerekli 4 proteinin hücrenin DNA'sına virüsler yoluyla eklenmesini gerektiriyordu. Hücreler hastaya verildiğinde bu proteinlerin tekrar aktif hale geçip sorun yaratmasının yanında, genomda rastgele yerlere girerek hasara da neden olabilecekleri düşünülüyordu. Bu sebepten iPS (induced pluripotent stem) hücrelerinin kliniğe geçebilmesi için proteinlerin genoma DNA eklenmeden sentezlenmesini sağlamak gerekliydi.
Hem Yamanaka'nın hem de alanın yeni yıldızlarından Hochedlinger'in grupları geçtiğimiz ay içerisinde bu soruna çözümlerini makale olarak yayınlamış. Yamanaka virüse gerek duymadan proteini sentezleyecek DNA'yı tekrar tekrar hücrelere vermeyi tercih ederken; Hochedlinger, kendisini genoma eklemeyen adenovirüsleri kullanmış. İki çalışma da şu an için fare hücreleriyle sınırlı kalsa da çok geçmeden insan versiyonlarının yayınlanması mümkün. Hatta daha yayınlanmasa da kulağıma çalınan bir diğer bilgi de, bir şirketin 4 yerine 1 protein ve birtakım kimyasallarla aynı programlamayı yapabildiği yönünde. Arka arkaya yayınlanan ve 4 proteini önce 3'e sonra 2'ye indiren makalelerden sonra bu da beklenen bir sonuçtu zaten.
Pek yakında insan yedek parçası yapmak hayal olmaktan çıkıp pratik sorunları üzerinde çalışmaya başlayacak gibi görünüyor.
Bu arada, yedek parça demişken, Repo: The Genetic Opera diye de bir film var ki bu hafta burada vizyona giriyor. O da üstüne tuzu biberi.
