Where You Lead I Will Follow
Connecticut'ta küçük bir kasabanın içinden geçerken, "Dizi için böyle bir kasabayı mekan olarak kullansam nasıl olur dersin?" diye sordu Amy-Sherman Palladino, kendisi gibi TV yazarı eşi Daniel'e. Sonra o kasabayı Stars Hollow'a dönüştürdü, iyi-kötü, komik-dramatik, akıllı-saf karakterleriyle. Son hamlede, kasabasının ortasına televizyon tarihinin "doğaüstü" güçlere sahip olmayan en güçlü kadınlarından biriyle kızını koyduğunda, son zamanların en taze dizilerinden Gilmore Girls ortaya çıktı.
Lorelai: You want me to call you at Yale in the middle of the night so i can say: Hey, drive 20 miles to stand in the snow with mommy?
Rory: Yes.
Lorelai: And then we take the 'Craziest Mother-Daughter-Title' from Judy and Liza.
Lorelai: Seni Yale'de gece yarısı arayıp "20 mil yol yapıp buraya gel de anneciğinle karda dikil" dememi mi istiyorsun?
Rory: Evet
Lorelai: Tabii. Sonra da gider "En çatlak anne-kız ödülünü Judy'yle Liza'dan alırız"
Sezon 4 Bölüm 11
Gilmore Girls, araya ne girerse girsin, her zaman için bir anne-kızın, kendi annesinin baskılarından kaçmak için zengin hayatı bırakan Lorelai ve evlilik dışı doğurup, kendi prensipleriyle yetiştirdiği kızı Rory'nin dizisi oldu. Fikir ilk bakışta çok çekici gelmese de (kabul etmek lazım ki anne-kız dramaları kah kendi başına kah başka yapımların içinde pek çok kere tekrarlandı) Lorelai ve Lorelai'ın (Rory diye geçse de iki Gilmore'dan küçük olanının adı da Lorelai. "Babalar oğullarına kendi adını verirse benim eksiğim ne" diyerek erkek-kadın eşitliğinde bir garip adım atmış zamanında anne Lorelai) sıradışılıkları ilk dakikadan itibaren fikir değiştirtiyor.
İnsanüstü miktarda yemek yiyorlar misal,
Lorelai: People just don't seem to realize that it takes years of practice to eat the way we do.
Lorelai: İnsanlar bizim gibi yemek yemenin ancak yıllar süren çalışmayla mümkün olduğunu bir türlü anlamıyor.
Sezon 2 Bölüm 16
Ve buna rağmen mutfağı kullanmayı beceremiyorlar.
(Max opens a drawer in the oven.)
Lorelai: Wow, did you know we had that?
Rory: Not a clue.
(Max fırının kapağını açar)
Lorelai: Böyle bir şeyimiz olduğunu biliyor muydun?
Rory: Hiç haberim yoktu.
Sezon 1 Bölüm 24
Amerikan kültürünün ayrılmaz parçası kahve de, Gilmore'larda bir takıntıya dönüşüyor.
Max: Okay, Okay, um, how about coffee? Do you like coffee?
Lorelai: Only with my oxygen.
Max: Peki, peki. Kahveye ne dersin? Kahve seviyor musun?
Lorelai: Sadece oksijenle beraber.
Sezon 1 Bölüm 5
Tüm bu garipliklerine rağmen, seven sevmeyen herkesin farkettiği üzere, ikilinin asıl tanımlayıcı özelliği, dur durak bilmeden konuşma yetenekleri...
***
Rory: So how was dinner?
Lorelai: So how was Dean?
Rory: So how was dinner?
Lorelai: So how was Dean?
Rory: Ladies and gentlemen, the Williams sisters take center stage at Wimbledon once again
Rory: Yemek nasıldı?
Lorelai: Dean nasıldı?
Rory: Yemek nasıldı?
Lorelai: Dean nasıldı?
Rory: Baylar bayanlar, Williams kardeşler bir kez daha Wimbledon'ın merkez kortuna çıkıyor.
Sezon 3 Bölüm 1
Dizinin iki candamarı Amy-Sherman ve Daniel Palladino, sitcom kökenli olduğundan, uzun süreli olsa da Gilmore Girls'ün temposunu sitcom'a, hatta çoğu kez üzerine hedefliyor. Normal dizileri katlayan uzunlukta senaryolar ortaya çıkaran bu yaklaşımı, sinema tarihinde 1940'ların komedi filmlerinden hatırlıyoruz (Bringing Up Baby ve His Girl Friday iki iyi örnek). Klasik sinemaya bu bağlılıklarını tarzla sınırlamayan Palladino'lar, zaman zaman oyuncularının ağzından da eskinin filmlerine selam ediyor:
Lorelai: The chimney needs to be swept.
Rory: Mom. Luke cannot sweep our chimney.
Lorelai: Why not?
Rory: Because you need to be a chimney sweep to sweep a chinmey.
Lorelai: If Dick Van Dyke can do it, so can Luke.
Lorelai: Bacanın temizlenmesi lazım.
Rory: Luke bacamızı temizleyemez.
Lorelai: Niye ki?
Rory: Çünkü baca temizlemek için baca temizleyici olman lazım.
Lorelai: Dick Van Dyke yaparsa Luke da yapabilir.
Sezon 3 Bölüm 18
Lorelai: Hey, you know what Gran needs?
Emily: What?
Lorelai: A fella.
Rory: With or without an umbrella.
Lorelai: Büyükannenin neye ihtiyacı var biliyor musun?
Emily: Neye?
Lorelai: Bir erkeğe.
Rory: Şemsiyeli mi şemsiyesiz mi?
Sezon 3 Bölüm 14
Lorelai: Oh no, it's raining in Spain! But since the rain in Spain stays mainly in the plain...
Rory: ...looks like Italy for us.
Lorelai: Mamma Mia!
Lorelai: İspanya'da yağmur var ama İspanya'da yağmur çoğunlukla düzlüklerde biriktiğinden....
Rory: ...İtalya'ya gidiyoruz.
Lorelai: Mamma Mia!
Sezon 3 Bölüm 13
Eskilerin yanında, dizinin ana hedef kitlesi gençlerin ilgi alanına giren güncel sinema ve müzik yapıtları da Gilmore'lardan nasibini alıyor:
Richard: Who's going to help Rory get into Harvard?
Lorelai: Reese Witherspoon
Richard: Rory'nin Harvard'a girmesine kim yardım edecek?
Lorelai: Reese Witherspoon
Sezon 2 Bölüm 12
Lorelai: Like sands through the hourglass, so are the Gilmores of our lives.
Lorelai: Saatten akan kum gibi, işte hayatımızın Gilmore'ları.
Sezon 2 Bölüm 11
Tabii Gilmore'ların ağzından her çıkanın mantıklı bir cümle ya da referans olmasını beklememek lazım. Herkesin zaman zaman saçmalamaya hakkı var:
Lorelai: I am feeling so good, sista, because it's over! No more finals, no more studying, no more school, the pressure's off. Do you know how much pressure I felt, do you? All last week I felt like a giant man and his brother were sitting on my chest.
Rory: A giant man?
Lorelai: And his giant brother.
Rory: Did they have names?
Lorelai: Clem and Clem. Huh, same names, which did not reflect well on the imagination of their mothers.
Rory: Mother.
Lorelai: Mothers. There were two Clems.
Rory: Yeah, 'cause they were brothers.
Lorelai: Yes, so they had mothers.
Rory: Okay, you're drawing me into your drunken world.
Lorelai: It's not a bad place to be, my friend. Mnh-mnh, tank's empty.
(Lorelai walks into the kitchen to get another drink.)
Lorelai: Harika hissediyorum, çünkü bitti! Sınav yok, ders çalışmak yok, okul yok, stresten kurtuldum. Ne kadar baskı altındaydım biliyor musun? Bütün hafta bir devle kardeşi göğsümün üzerinde oturuyormuş gibi hissettim.
Rory: Dev?
Lorelai: Ve kardeşi.
Rory: Adları da var mıydı?
Lorelai: Clem ve Clem. Hah, adları aynı, annelerinin hayalgücü hakkında iyi bir işaret değil.
Rory: Annesi.
Lorelai: Anneleri. İki Clem vardı
Rory: Evet, ama kardeştiler.
Lorelai: Evet, bu yüzden anneleri vardı.
Rory: Beni de sarhoş dünyana çekiyorsun.
Lorelai: Kötü bir yer değil aslında. Hımm, depo boşalmış
(Lorelai mutfağa gider, yeni bir içki alır.)
Sezon 2 Bölüm 21
