Fred & Ginger - Bölüm 3
3. filmleri Roberta'nın ardından, Fred ve Ginger'ın, komediyi büyük oranda yan oyunculara devredip dansa ve romantizme daha fazla zaman ayırdığı, kariyerlerinin zirve dönemi geliyor.Top Hat ****1/2: En iyi Fred - Ginger filmi listelerinin zirvedeki isimlerinden biri.
Oyundan uyarlanan senaryoda, dansçı Jerry Travers (Fred Astaire), otel otasında menejeri Horace'a (Edward Everett Horton) tap yeteneklerini sergilerken, aşağıda uyumaya çalışan güzel Dale Tremont'u (Ginger Rogers) uyandırır. Fırçayı yedikten sonra Jerry genç kızın gönlünü çalmak için elinden geleni yapar. Yumuşamak üzere olan Dale, Jerry'yi yakın arkadaşı Madge'in (Helen Broderick) eşi sanınca ikisi arasında ipler kopar. Dale'in birlikte çalıştığı modacı Alberto Beddini'nin (Erik Rhodes) iş ilişkisini aşk ilişkisine dönüştürme çabaları, Jerry'yi (ve izleyiciyi) iyice telaşlandırır.
The Gay Divorcee gibi Mark Sandrich'in yönettiği filmin oyuncu kadrosu da o filme yakın. Horton, Eric Blore, Erik Rhodes hep o filmdeki rollerinin bir tekrarını oynar gibiler. Alice Brady'nin yerine gelen Helen Broderick de kadronun gerisine uyum sağlayınca, yanlış anlamalar komedisi tadını buluyor.
Irving Berlin'in günümüzün klasikleri arasında yer alan "Cheek To Cheek"i filmin en bilinen şarkısı ve romantik tepe noktası. Ginger'ın giydiği tüylü elbise Fred'e zor anlar yaşattıysa da (uçuşup ağza burna kaçan tüyler için Hermes Pan'la beraber şarkıyı "Feathers, I am in Feathers" diye söyleyip Ginger'ı kızdırıyorlarmış), dansı izlerken bu kadar çok insanın neden ikilinin peşine takıldığını anlıyorsunuz.
Astaire'in, "Top Hat, White Tie and Tails"i, sözleri Easter Parade'den "Fella With Umbrella"yı hatırlatan "Isn't This A Lovely Day" ile Gay Divorcee'deki Continental kadar olmasa da yine de uzun ve görkemli The Piccolino adı hala anılan diğer müzikal numaralar.
Follow The Fleet ***1/2: Follow The Fleet'te, Astaire, yıllar sonra MGM'de Gene Kelly'yle Frank Sinatra'nın Anchors Aweigh ve On The Town'da takip ettiği "her limanda bir sevgili" ekolünün erken örneklerinden birini sahneliyor. Tabii Astaire için "her limanda bir sevgili değil her filmde aynı sevgili", Ginger Rogers, prensibi geçerli. Donanmadan izinli olarak şehre çıkan Bake (Astaire), eski dans partneri Sherry'nin (Rogers) peşine düşerken; yakın arkadaşı Bilge (Randolph Scott) tesadüf eseri Sherry'nin kız kardeşi Connie'nin (Harriet Hilliard) peşine takılır. (Bu arada Connie'nin filmin başında çekingen bir kızken, Sherry'nin yardımıyla bir anda güzelleştiğini söyleyip, Follow The Fleet'in günümüzün popüler romantik komedi temalarından birini de işlediğini not düşelim)
Sherry'yle Bake arasında kaçma kovalamaca olmadığından, romantik sahneler Scott-Hilliard ikilisine kalıyor ve biraz fazlaca ağırlaşıyor. Astaire ve Rogers komedileri ve danslarıyla filmi tekrar müzikal komedi havasına soksa da Roberta'daki gibi genel bir ikiye bölünmüşlük, tutarsızlık hakim.
Irving Berlin'in bu filmdeki şarkılarından pek günümüze ulaşabilen yok ama "I'm Putting All My Eggs in One Basket" ile başlayan müzikal numara Fred ve Ginger'ın dansla komediyi birleştirmedeki başarısı açısından izlenmeye değer (Berlin bu sahneyi çok sevmiş olacak ki, sonradan benzerlerini Fred Astaire - Bing Crosby filmlerinde de kullanmış).
Finale doğru gelen romantik Fred-Ginger dansında yine bir kostüm kazası yaşanmış. Ginger'ın birkaç kiloluk kostümünün kolu Fred'in kafasına inince dansçı yıldızları saysa da, sahneyi bozmamış. Daha da ilginci, tekrarların en iyisi olduğundan bu çekim filmde kullanılmış.
Swing Time ****1/2: Fred ve Ginger'ın danstan anlayanlarca en başarılı bulunan filmi. Danstan anlamayan şahsım gibi hayranları da çok farklı düşünmüyor. Dansçı Lucky (Fred Astaire), nikahını arkadaşlarının sebep olduğu bir "gardrop hatası" nedeniyle kaçırınca nişanlısı Margaret (Betty Furness) ve kayınpederi (Landers Stevens) haklı olarak küplere biner. Baba kızı yeni bulduğu işinde (kumar) para kazanmakla meşgul olduğu için geç kaldığını söyleyerek yumuşatan Lucky, kayınpederin "NY'a git, 25000 dolar topla, o zaman gel kızı al" emriyle yola düşer. (yanlış anlaşılmaması için not. kayınpeder ali şen olmadığından başlık parası istemiyor, damat adayının elinin ekmek tuttuğunu ispatlamasını talep ediyor (bir not daha, ali şen derken fb başkanlığı yapmış ali şen değil, kemal sunal'ın pek çok filminde canına okumuş oyuncu ali şen'den konuşuyoruz.))
Beraberinde sadık dostu "Pop" (Victor Moore) ile NY'a ulaşan Lucky'nin yolu, bizim Köyden İndim Şehire'yi hatırlatan kısa bir maceradan sonra, güzel dans hocası Penny (Ginger Rogers) ile kesişir. Lucky, müzikallerde adet olduğu üzere dans ederek Penny'nin kalbini çalsa da geride onun 25000 dolar kazanmasını bekleyen nişanlısı ilişkileri için engeldir.
Komedi sahneleri filmin ikinci çiftini oluşturan Victor Moore - Helen Broderick'ten geliyor. MGM filmi "Ziegfeld Follies"deki ufak skeciyle aklımda yer eden Moore, hafif sakar ama Astaire'i taklit etmekte kararlı ikinci adam, Top Hat'te de izlediğimiz Broderick ise hayat okulunda eğitim almış, tecrübeli abla görevini üstleniyor.
Astaire ile Rogers'ın Swing Time numaraları "Pick Yourself Up" ile başlıyor. Numaranın başında şaka yollu acemilik taklidi yapan ikili, gerçek performanslarını sahnelemeye başladığında bütün o eleştirmenlerin ne demek istediğini anlıyorsunuz. Bu dans numarasının arkasından Jerome Kern'ün "The Way You Look Tonight"ı ilk kez izleyiciyle buluşuyor. Bir çok kez, bir çok değişik ağızdan dinlediğimiz şarkıyı, Astaire, saçları sabunlu Rogers'a okuyor (hatırlayanlar vardır, Friends'te Monica ve Chandler'ın da en sevdiği şarkıydı... Evet filme geri dönüyoruz) DVD eklerinde dans ustalarının övmeye doyamadığı "Waltz in Swing Time", romantik "A Fine Romance", özel efektlerle süslü (1936'a göre özel efektler) "Bojangles of Harlem" ve hüzünlü "Never Gonna Dance" diğer müzikal sahneler. (Kesmesiz çekilen Never Gonna Dance o kadar sürmüş ki, son çekimlerde Ginger Rogers'ın ayağı kanıyormuş)
Shall We Dance ****1/2: Parlak dönemlerinde kısa sürede arka arkaya başyapıtlar çıkaran ikilinin (Top Hat ve Swing Time'la birlikte) üçüncü en önemli filmi.Balet Petrov (Astaire), hayran olduğu Amerikan şarkıcı Linda ile tanışabilmek için aradığı fırsat onun Amerika'ya vapurla gideceğini öğrenmesiyle ayağına gelir. Derhal vapura kapağı atan Petrov'un Linda'nın gönlünü çalma çabaları, bir gazetecinin haklarında "gizlice evlendiler" haberini yaymasıyla sekteye uğrar. Evliliğin yalan olduğunu anlatırken dilinde tüy biten Linda'ya inat Petrov durumdan oldukça memnundur.
Serinin değişmez komedyenleri Edward Everett Horton ile Eric Blore haricinde kadroda pek dikkat çeken isim yok ama ikisinin komedisi filme yetiyor.
Shall We Dance'in müzikleri, Broadway'in en ünlü söz ve müzik yazarlarından Gershwin kardeşler Ira ve George'un ellerinden çıkma. Fred ve Ginger'ın simgelerinden biri haline gelen "They Can't Take That Away From Me" filmin en romantik sahnesini süslüyor. (Şarkı aynı zamanda, bu filmin bittiğini göremeden ölen George Gershwin'in ardından kardeşi Ira'nın kendi deyimiyle hayata dönmesini sağlamış) Geçtiğimiz yıllarda "When Harry Met Sally"de farklı bir versiyonuyla karşımıza çıkan "Let's Call The Whole Thing Off" ise eğlenceli bir dans sahnesini getiriyor beraberinde. Ira'nın, Fred ve Ginger'ın konuşmalarındaki farklardan ilham alarak yazdığı şarkıyı söyleyip bitirdikten sonra çift ayaklarında patenlerle dans etmeye başlayarak izleyiciyi şaşırtıyor.
Son yazıda çiftin beyazperdedeki son dönemlerine değineceğiz.
