Ana Sayfa  :  Gelişmiş Arama  :  English   :
   

Fred & Ginger - Bölüm 1

SinemaJudy Garland MGM'de ilk adımlarını atarken, Gene Kelly sahne kariyerine başlamak üzereyken, normal jön yakışıklılığından uzak incecik bir adam ve sivri dilli bir güzel sinemada müzikaller tarihinin ilk sayfalarına isimlerini yazmakla meşguldü. İki savaşın ortasında, ekonomik buhranın hemen sonrasındaki günlerde, Fred Astaire - Ginger Rogers filmleri takipçilerini (ki gişeleriyle RKO stüdyosunu kurtardıkları düşünülürse oldukça büyük bir kitle) yaşadıkları karanlıktan kısa süreliğine hayal dünyasına taşıyordu. Filmlerin ilk gösterildiği yetmiş sene öncesinden bugüne insanoğlunun dertleri değişmiş olsa da, Fred ve Ginger'la geçirilen o kısacık süre hala kara bulutları dağıtmaya yetiyor.

Bu tip yazılarda adet olduğu üzere iki yıldızın kökenlerine bir göz atalım önce.

Fred Astaire sahne hayatına ablası Adele ile başlamış. Broadway'e kadar ulaşan 17 yıllık vaudeville kariyerleri boyunca ikilinin sürekli aynı 3-4 numarayı sahnelemiş olması Astaire'in, zaman zaman dans eşlerinin provalardan yorgun düşmesine sebep olan, mükemmeliyetçiliğinin sebebi olarak gösteriliyor. Abla Adele 1932'de evlenip gösteri dünyasından çekilince Fred Astaire de Hollywood'un yolunu tutmuş.

Astaire gibi Ginger Rogers da vaudeville kökenli. Yolunu annesiyle Fort Worth'te yaşarken (övünmek gibi olmasın, bizim buradan bir taş atımı mesafededir) katılıp kazandığı dans yarışması açmış. (merak edenler için dansın adı Charleston, daha da ayrıntı meraklıları için It's A Wonderful Life'ta George ile Mary'nin katıldığı ve dans ederken havuza düştüğü yarışma Charleston yarışmasıydı (yazı için kontrol edeyim dedim takılıp kalıyordum filme yine. neyse nerede kalmıştık)) Birkaç yıl Amerika'yı turlayan Rogers NewYork'ta otobüsten inmiş, 1929'da Top Speed müzikaliyle sahneye geçmiş.

Top Speed'in ardından Broadway'in en önemli söz ve müzik yazarlarından George ve Ira Gershwin'in Girl Crazy'sinde kendisine yer bulan Rogers, Gershwinlerin arkadaşı olarak koreografiye yardım etmesi için çağrılan Fred Astaire ile tanışır, bir süre birliktelik yaşar. İkilinin bu noktada ayrılan kariyerleri, 1933'teki ilk filmlerinde tekrar buluşacaktır.

Tek tek filmlere göz atarken tekrara düşmemek için Fred - Ginger antolojisinin genel özelliklerine, DVD eklerinde eleştirmenlerden duyduğum ve gözlemlediğim kadarıyla şöyle kısaca değineyim.

Astaire ve Rogers filmlerinin neredeyse tamamında dansçı bir çifti canlandırıyor. Hemen hemen her seferinde perde Fred'in Ginger'a aşık olup kızcağızın peşine düşmesi ve Ginger'ın onu terslemesiyle açılıyor. Birkaç kez geri çevrilse de yılmayan, zekice numaralarla kendisini sevdiğine yakın tutan kahramanımız sonunda güzel sarışının gönlünü bir dansla çeliveriyor. Yan karakterlerin neden olduğu komik bir yanlış anlamayla ayrı düşen ikili, filmin sonunda (yine Fred'in yoğun çabasıyla) bir araya gelip mutlu bir yuva kurmaya karar veriyor. Her 10 müzikal filmden 9'unda tekrar edilen bu taslak (boy chases girl, boy gets girl, boy loses girl, boy dances, boy gets girl), Fred ve Ginger'ın rollerindeki ufak değişiklikler ve yan karakterlerle taze tutuluyor. Senaryonun amaç değil araç olduğu gözönünde tutulursa zaten daha fazla çabaya da gerek yok.

Filmin can damarı olsa da Fred ve Ginger'ın dans sahneleri, eleştirmenlerin de sıkça vurguladığı üzere, hikayeyi kenara itmek yerine, onun parçası, hatta çoğu yerde dönüm noktası olmayı seçiyor. Dansın son adımına (hayranlıktan ağız açık şekilde) ulaştığınızda mutlaka ilk adıma göre çok şey değişmiş oluyor.

Hollywood'a Broadway'de kazandığı ünle gelen Fred Astaire, bu sayede dans sahnelerini kendince düzenleme serbestliğine sahip olmuş. Hermes Pan ile birlikte ürettiği sahnelerin en çok tekrarlanan özelliği kesmesiz çekilmeleri. Sinema müzikallerinde bir devrim olarak görülen bu değişiklik çekimleri zorlaştırsa da dansı bir karmaşa olmaktan çıkarıp dansçının performansını öne çıkarıyor. Step gibi hızlı danslardan balo salonlarının nispeten ağırkanlı ve görkemli danslarına kadar geniş bir yelpazeye yayılan numaralar her seferinde yeni, etkileyici ve şaşırtıcı olmayı başarıyor. İkili dansların yanında Astaire mutlaka solo bir sahnede de yeteneğini sergiliyor.

Partneri bu şekilde öne çıkarken Ginger Rogers vitrin süsü "güzel kadın" olarak arkalarda ayak sürümüyor (ki öyle de yapsa itirazımız olur muydu bilmem). Dansın, akışın parçası olarak kalması prensibinin devamı olarak karakterini oynamayı sürdürüyor, Astaire'in söylediği şarkıya mimikleriyle veya dans adımlarına adımlarıyla eşlik ediyor. Kadın izleyicilerin Fred Astaire'i romantik bulmasının arkasında Ginger'ın şarkıları dinlerken aldığı keyfi yansıtmaktaki başarısının olduğunu söylüyor işi bilenler. (hatta Katharine Hepburn şöyle demiş: "Fred Ginger'a kalite kattı, Ginger Fred'e cazibe")

Çiftin dans pistindeki uyumu; komedi sahneleriyle tamamlanıyor. Fred Ginger'ın gönlünü çelmeye çalışırken, Ginger Fred'i terslerken dönemin hızlı, akıcı komedisinin kaliteli örnekleri sergileniyor.

Beni dünyaya bağlayan link hatlarında bir arıza olmazsa 4 bölümde bitecek yazının devamında Fred ve Ginger'ın 10 filmine göz atacağız.

Seçenekler

Trackback

Bu yazı için Trackback URL si: http://www.genetikci.net/trackback.php/fredginger1

Trackback iletisi yok.
Fred & Ginger - Bölüm 1 | 0 yorum | Yeni
Aşağıdaki yorumların sorumluluğu gönderene aittir. Sitemiz herhangi bir sorumluluk kabul etmez.