Find Me Guilty ***
Godfather serisinden aşina olduğumuz "sevimli" Corleone ailesinin gerçek hayattan bir benzeri Lucchese ailesi azimli bir savcının çabalarıyla kendini mahkemede bulunca, Amerikan tarihinin en uzun yargılama süreci doğmuş. Efsanevi 12 Angry Men ve The Verdict gibi mahkeme filmlerinin yanında Dog Day Afternoon ve Serpico gibi suç filmlerinin de altında imzası bulunan yönetmen Sidney Lumet'nin adı Find Me Guilty'yle ilgili beklentileri yükseltse de; film, ustanın geçmişiyle aşık atmaktan uzakta, orta halli mahkeme filmlerinin arasında geziniyor.
1986 yılında New Jersey savcılığı, 65 sayfalık bir iddianameyle aşağı yukarı 2 yıl sürecek bir davayı başlatmış. Lucchese ailesinin tepedeki yöneticilerinden en aşağıdaki tetikçisine kadar 20 kişiyi içeren 76 suçlama, sayısız tanık ve belge bu 2 yıl zarfında jürinin önünden geçmiş. Davayı, en azından yönetmen Sidney Lumet'nin gözünde, asıl ilginç kılansa akılalmaz boyutu değil de kendisini savunan aile üyesi Jackie DiNorscio.
Jackie DiNorscio (Vin Diesel), uyuşturucu ticaretinden 30 yıl hapis cezası alır. Cezasını indirme karşılığında aile hakkında tanıklık yapması teklif edilen Jackie, bunu reddettiği gibi avukatını da kovar ve ömrünün yarısını geçirdiği hapishanelerde edindiği yasal tecrübeye dayanarak kendisini savunma talebinde bulunur. 20 sanığın her birini hapse göndermekte kararlı savcıya ilaveten; jüriye açılış konuşmasında söz verdiği üzere tanıkları "içinden geldiği gibi" sorgulamasının kendi müvekkillerinin işini zorlaştırdığını düşünen diğer savunma avukatlarından da yüz bulamayan Jackie, salonda yalnız kalsa da; eski dostlarını "sevmekten", onlar için çalışmaktan vazgeçmez.
Coppola'nın Godfather'ı, suç örgütlerini "iyi kalpli" gösterdiği için zaman zaman eleştirilmiştir. Lumet'nin Find Me Guilty'si de benzer yapıda. Yönetmenin mahkeme salonu tecrübesinin bir uzantısı olarak yargılama sürecinin dışına pek çıkılmıyor, aileler pek ziyaret edilmiyor ama sanıkların, özellikle Jackie'nin, hal ve tavırları, konuşmaları, şakalaşmaları mafya ailesini bir grup masum ilkokul çocuğuna dönüştürüyor (hele hakim "hadi öğle yemeği tatili" deyince). Bu görsel yanlılığa ilaveten, Lumet, savcılık makamının gösterdiği somut delillere de zaman ayırmayarak izleyicinin mahkemeyi tek taraflı izlemesini sağlıyor. Filmin sonunda ister istemez tüm "arkadaş"larınızın suçsuz bulunması dileği içinizden geçiyor. Sonuçta yapılan bir belgesel film değil mahkeme dramasıdır, yönetmen tercihlerinde özgürdür ama "konuşmaların çoğu gerçek kayıtlardan alınmıştır" ibaresi taşıyan bir filmin biraz daha tarafsız olmasını isterdi deli gönül.
Sidney Lumet; Al Pacino, Paul Newman gibi usta sıfatının ötesinde aktörlerle çalışmış bir yönetmen olduğundan, Vin Diesel tercihi bana biraz garip geldi. Kendisinin oyunculuğu ile ilgili görüşlerimi daha önce belirtmiştim. (okumaya üşenenler için, The Pacifier'daki rol yapma yeteneğini Demet Şener'le kıyaslamışım) İlginçtir, Diesel bu filmde pek sırıtmıyor. Giydiği "sert ve komik adam" elbisesi üstüne uymuş, İtalyan aksanı da fena olmamış. Yine de, "Onun çok iyi oyuncu olduğunu biliyorum" diyen Lumet ve hayranları kusura bakmasın ama, kendi "sert adam" alanının dışında iyi bir iş çıkardığını görmeden Diesel'in iyi oyuncu olduğuna ikna olmayacağım.
Bunları dedikten sonra, Sezar'ın hakkını Sezar'a vermek adına Diesel'i tebrik etmek lazım, zira film çoğunlukla tek kişilik bir gösteri halinde geçiyor. Filmi yaparken tanıştığı Jackie DiNorscio'dan oldukça etkilenen Lumet, My Cousin Vinny'deki DeVito'nun az sert halini andıran bu renkli karaktere, savcılık makamı ve diğer savunma avukatları pahasına, oldukça zaman ayırıyor. Ne yazık ki bu tercih The Verdict'te ve aynı sınıftan mahkeme filmlerinde keyifle izlediğimiz rakip avukatlar arası savaşa ciddi hasar veriyor. Gerilimli olması beklenen çapraz sorgu sahneleri de Jackie'nin tarzı nedeniyle komediye dönüşünce türden geriye pek birşey kalmıyor.
Find Me Guilty, iyi açılsa da, ilerledikçe istim kaybeden, Lumet'nin alışıldık geriliminden uzaklaşan bir film. Suç filmi ya da mahkeme filmi sevenlerin salondan memnun ayrılacağını sanmıyorum. Yine de facia değil, vakit varsa bir göz atılabilir.
