Ana Sayfa  :  Gelişmiş Arama  :  English   :
   

Busby Berkeley - Bölüm 4

Sinema

1933'teki ilk üç filmin başarısıyla Busby Berkeley, beşlemenin son iki bölümü Dames ve Gold Diggers of 1935'da biraz daha serbestliğe ve sonunda 1935'te tüm filmi yönetme hakkına ulaşıyor.

Dames ***: Hollywood filmlerini terbiyeye davet eden Hays Code'un uygulamaya geçtiği 1934'te çekilen Dames, ironik bir şekilde, sansür-sever zengin Ezra Ounce karakterinin etrafında dönüyor. (karakteri, serinin bir önceki filmi Footlight Parade'de yine "ahlak kurallarından sorumlu yetkili" rolünde oynayan Hugh Herbert'ın canlandırması da bir diğer satır arası ayrıntısı) Parasının bir kısmını kuzeni Matilda (Zasu Pitts) ve eşi Horace'a (Guy Kibbee) vermeye karar veren Ezra'nın tek şartı, ailenin, ahlak kurallarına sıkı sıkı bağlı olmasıdır.

Matilda ve Horace'ın genç kızları Barbara (Ruby Keeler), bu şartı yerine getirip paraya kavuşmak isteyen ebeveynlerinin önüne ilk engel olarak çıkar. Zira, Barbara, amcası Ezra'nın kesinlikle karşı olduğu oyunculuk mesleğini icra etmekte ve sülalenin sevilmeyen oyuncu-yazarı Jimmy Higgens'le (Dick Powell) aşk yaşamaktadır (aralarındaki akrabalık sebebiyle seyircinin kafasında oluşan soru işaretleri, çiftin ilk romantik sahnesinde ufak bir "uzak akrabayız zaten" repliğiyle temizlenmiş). İlerleyen dakikalarda Jimmy oyun provalarına başlar, Barbara da ekibe katılır. Onlar sahnedeyken Ezra liderliğinde aile büyükleri de oyunu basmak üzere plan yapmaya başlar.

Busby'nin bu filmdeki ilk büyük numarası, Amerika'nın aşkı Ruby Keeler'ı kopyaladığı "I Only Have Eyes For You". Tanıtımı "350 Ruby Keeler sahnede" cümlesiyle yapılan sahne, Ruby Keeler ve çok sayıda genç kızın Busby'nin o meşhur merdivenli, dönen, şekilden şekile giren setlerinden birinde bir örnek kıyafetler içinde gezinmesinden oluşuyor. Uzak çekimlerin arasına Ruby Keeler'ın setin farklı noktalarından gülümseyen çekimlerini serpiştiren yönetmen, birazcık hayal gücüyle, tanıtımdaki cümleyi inandırıcı kılıyor.

Broadway'i, yıldız olamasalar da, arkada dans ederek taşıyan koro kızlarına her fırsatta saygısını sunan Busby Berkeley, Dames numarasında onların bir gününü anlatıyor. Kızların (çoğul konuşurken yine Busby ölçeğinde olduğumuzu hatırlatayım, onlarca dansçı) sabah uyanmasıyla başlayan sahne, göz alıcı çekimlerle devam ediyor.

Gold Diggers of 1935 ***1/2: 1935'te Busby ilk kez tüm filmin kontrolünü ele alıyor, müzikal sahnelerin yanında filmin kendisini de yönetiyor.

Zengin Mathilda Prentiss (Alice Brady), kızı Ann (Gloria Stuart) ve çapkın oğlu Humbolt (Frank McHugh) ile bir otele yerleşiyoruz Gold Diggers of 1935'ta. Ünlü yazar nişanlısı Mosley Thorpe'tan yüz bulamayan Ann, misilleme olarak otelin resepsiyon görevlisi Dick'i (Dick Powell) kendine kavalye seçiyor. Gençler keyfine bakarken, anne Prentiss'de yıllık geleneksel sahne şovunun hazırlıklarına girişiyor. Paranın kokusunu alan beş parasız tiyatro yapımcısı Nicoleef (Adolphe Menjou) ekibini toplayıp ayağına gelen fırsatın üstüne atlıyor.

Filmin ilk dikkat çeken numarası Dick Powell ve Gloria Stuart'tan I'm Going Shopping With You. Ama özelliği teknik başarısından değil de filmin sonunda sığıntı olarak değil de, konunun içinde bir ana öğe olarak bulunmasından geliyor. Busby Berkeley filmin tamamına hükmedince müzikal numaraları sona toplama hastalığından kurtulabileceğini gösteriyor (ki zaten MGM yıllarında bu yönde daha çok mesafe kat etmiştir).

Harry Warren - Al Dubin imzalı The Words Are In My Heart ve Lullaby Of Broadway numaraları daha bir Busby Berkeley stiline uygun. Powell ve Stuart'ın seslendirdiği The Words'de çok miktarda piyanonun ortalıkta gezindiğine şahit olduktan sonra, efsanevi Lullaby Of Broadway'i ilk kez Wini Shaw'un sesinden dinliyoruz. Tatlı melodisinin aksine Broadway'e karamsar gözlerle bakan sözlere sahip Lullaby Of Broadway'e eşlik eden dans da eleştiri ağırlıklı.

------------------------
Bu ilk beş filmden sonra bir süre daha Warner Bros'la devam eden Busby, sonradan dönemin devi MGM'e transfer olur. Orada Mickey Rooney - Judy Garland filmlerini, sonra For Me And My Gal gibi bir efsaneyi yönettikten sonra çeşitli sorunlarla yavaş yavaş silinmeye başlayan yönetmen ömrünün sonlarına doğru Broadway'de bir kez daha başarıya ulaşır ve 80 yaşında hayata veda eder.

Berkeley günümüzde yaşasaydı neler hissederdi bilemiyorum. Özel efektlerin, Massive gibi sayısız karakter yaratabilen teknolojilerin cirit attığı sinema arenasında şüphesiz söyleyecek çok sözü olurdu. Yeni kuşaktan kimsenin çıkıp O'nun yerine konuşmaması, Busby'nin farkını ortaya koyuyor. Farkın delilik yönünde mi yoksa dahilik yönünde mi olduğu kararını vermekse size düşüyor.

Seçenekler

Trackback

Bu yazı için Trackback URL si: http://www.genetikci.net/trackback.php/busbyberkeley4

Trackback iletisi yok.
Busby Berkeley - Bölüm 4 | 1 yorum | Yeni
Aşağıdaki yorumların sorumluluğu gönderene aittir. Sitemiz herhangi bir sorumluluk kabul etmez.
Busby Berkeley - Bölüm 4
Yazar: Anonymous on 14 Ekim 2007 12:56
Merhaba, ismini buraya yazarak reklam yapmak istemediğim bir e-dergim var ve bu yazınızı okuduktan sonra orada yer almanızı istedim açıkçası. Eğer detaylı olarak konuşalım, bir bakalım nasıl bir şeymiş derseniz aşağıya MSN Messenger adresimi yazıyorum:
historiazminimas@hotmail.com

Görüşmek üzere...
[ Cevap Ver | # ]