Ana Sayfa  :  Gelişmiş Arama  :  English   :
   

Busby Berkeley - Bölüm 3

SinemaOrtak özelliklerini inceledikten sonra gelelim Busby'li WB filmlerini özel kılan oyunculara, sahnelere.

42nd Street ***1/2:
42nd Street'in başkarakteri yönetmen Julian Marsh (Warner Baxter), sağlığı elvermese de paraya ihtiyacı olduğundan yeni bir Broadway oyununu yönetmeyi kabul eder. Yapıma para yatıran yaşlı çapkın Abner Dillion (Guy Kibbee) himayesine (!) aldığı Dorothy'nin (Bebe Daniels) başrolü oynamasında ısrarcı olur. Sorun, Dillion'un yüzüne gülümseyen Dorothy'nin kendisi gibi sahne sanatçısı Pat'e (George Brent) aşık olmasıdır. Bu aşk üçgeni filmin daha trajik, ağlamaklı, karanlık sahnelerini taşıyor.

Sahnenin öte ucunda, gerilimli aşk üçgeninin uzaklarında bir yerde, Marsh oyununa dansçı kızları seçmektedir. Bunlardan Ann (Ginger Rogers) ve Lorraine (Una Merkel) sahne camiasının tecrübelilerindenken, oyunun genç başrollerinden Billy Lawler'ı (Dick Powell) kendisine hayran bırakan Peggy (Ruby Keeler) ilk oyununa çıkacak bir acemidir. Rogers-Merkel sahneleri iki aktrisin bireysel yetenekleriyle harika bir komediye dönüşürken, Powell'la Keeler ilk sempatik çift deneyimlerini yaşıyor.

İlerleyen dakikalarda aşk üçgeni köşesinden çatlak verecek, filmin aydınlık taraflarını da karıştıracak, atılan düğümler oyunun açılış gecesnde Busby'nin sahneleriyle çözülecektir.

Dick Powell-Ruby Keeler üzerine kurulu ilk numara Shuffle Off To Buffalo eşliğinde trenle balayına giden bir çifti takip ediyor. Trenin arkasında başlayan sahne, dekorun, yaratıcı bir fikirle, ortadan ikiye ayrılmasıyla kompartmanın içine geçiveriyor. Rogers-Merkel ikilisi de dahil bir çok dansçı kıza yakın çekim yapan kamera gezintisiyle numara son buluyor.

Shuffle Off To Buffalo'yu, klasik Busby tepeden çekimleriyle süslü Young and Healthy, onu da (Keeler'ın ufak step numarasından sonra) filme adını veren devasa 42nd Street numarası takip ediyor. Broadway'in kirli çamaşırlarını (film boyunca yapıldığı gibi) ortalığa döken karamsar numara, dansçıların karton binalarla Broadway'i canlandırmasıyla son buluyor.

42nd Street'in genel havası bir müzikale göre hafif karamsar. Finalin bile tam anlamıyla mutlu olduğunu söylemek zor.

Gold Diggers of 1933 ***:
Busby numaralarıyla süslü 42nd Street büyük başarı kazanınca fırsatı gören WB, çekilmekte olan Gold Diggers Of 1933'ye de Busby imzalı sahneler eklemiş.

1933, kardeşlerinden biraz farklı olarak geniş bir müzikal numarayla açılıyor. Ginger Rogers'ın We're In The Money solosu ve tek tek gösterilen dansçı kızların "para" dansı polisin seti basmasıyla kesiliyor. Anlıyoruz ki o ana kadar izlediğimiz bir Broadway oyununun provasıdır. Yapımcı Barney Hopkins (Ned Sparks) borçlarını ödemeyince kostüm ve dekorunu icraya kaptıran oyun perde açma şansını kaybediyor. Film de bu oyundan sonra işsiz kalan dansçı kızların etrafında dönüyor.

Hopkins'in yeni bir oyuna giriştiğini haber alan Fay (Ginger Rogers), iş kapma umuduyla yapımcıyı Carol (Joan Blondell), Polly (Ruby Keeler) ve Trixie'nin (Aline MacMahon) evine getiriyor. Bol keseden umut dağıtan Hopkins, Polly'nin arkadaşı müzisyen Brad Roberts'ı (Dick Powell) da oyunun müziklerini yazmak üzere işe alıyor. Hopkins, Polly ile Brad'in Astaire'ler kadar iyi bir ikili olacağını söylese de genç adam müzikleri yazmakla yetinip, sahneye çıkmamak için direniyor. (burada atıfta bulunulan Astaire'ler, o zamanlar Broadway'i kasıp kavuran Fred ve ablası Adele Astaire. Bu filmden sadece birkaç ay sonra, sahnenin bir köşesinde saklı Ginger Rogers'ın aynı Fred Astaire'le birlikte müzikal tarihine geçmesiyse ilginç bir satır arası notu). İş buldukları için sevinen dansçıların heyecanı, Hopkins, oyunu sahneleyecek parası olmadığını söylediğinde tekrar umutsuzluğa dönse de, Roberts parayı bulacağını söyleyerek, en azından Polly'nin ümidini canlı tutuyor.

Brad parayı getirip oyunu kurtarsa da Polly'nin kafasını bu kez de sevgilisinin parayı kanundışı yollardan elde etmiş olması ihtimali kurcalıyor.

Oyunun açılış gecesinde, Brad'in garip davranışlarının arkasında yatan sır ortaya çıktıktan sonra Gold Diggers of 1933, tiyatrocuların parasızlıkla boğuştuğu bir film olmaktan çıkıp bir garip yanlış anlamalar romantik komedisine oradan da hafiften ağdalı bir drama dönüşüyor. Genel bütünlüğün sağlanamaması müzikal numaralar haricinde filmi oldukça sıkıcı hale getiriyor.

Filmin Pettin' In The Park numarası klasik filmleri "terbiyeli" bilenleri sarsıntıya uğratabilir. Günümüzdeki gibi fazla uğraşmadan çıplaklığı kullanmak yerine perdenin arkasında soyunan kızların silüetleri gibi, Dick Powell'ın eline makası alıp Ruby Keeler'ın metal gömleğini kesmeye girişmesi gibi imalar üzerinden ilerlese de, numara, 1934'te mecburi hale gelen Hays Code öncesi, son özgür sahnelerden biri olarak tarihe yazılıyor.

Takip eden The Waltz of The Shadow numarası, dansçı kızların postmodern etekleri ve neon kemanlarıyla göz kamaştırıyor. Karanlıkta tepeden yapılan çekimlerde enfes görülen kemanların büyüsü, yanlarına bağlı elektrik kablolarının görüntüsüyle bile bozulmuyor. (Numara çekilirken dansçılar ara ara hafif elektrik şoklarına maruz kalmış. Ne demişler "There's no business, like show business")

1933'ün sosyal içerikli numarası (ve finali) Forgotten Man, 1. Dünya Savaşı dönüşü işsizliğe ve açlığa mahkum olan askerleri işliyor. Devasa setler ve sayısız oyuncunun resmi geçidini içeren sahneye, Etta Motten'ın sesi Warren-Dubin şarkısı Remember My Forgotten Man ile eşlik ediyor.

Footlight Parade ****1/2:
42nd Street gibi Lloyd Bacon imzalı Footlight Parade, sahneden ayrılmasa da bu kez kahramanlarımızın görev tanımı biraz farklı. Chester Kent (James Cagney) başkanlığındaki dev ekip, sinema salonlarında film gösterimlerinden önce oynanmak üzere kısa tiyatro oyunları hazırlıyor. Provasını merkezde yapan gruplar, ülkeyi dolaşmak üzere yola çıkıyor, geride kalan ekiplere yeni oyun yazılıyor. Tüm hızıyla dönen çarklar, yapımcılar Gould (Guy Kibbee) ve Frazer'ı (Arthur Hohl) zengin etse de, sürekli yeni oyunlar yazmak zorunda kalan Kent bunalımın eşiğindedir. Bu telaş arasında Kent, kendisine aşık sekreteri Nan'i (Joan Blondell) bile farketmez.

Fillerin (patronların) dünyasında bunlar olurken, çimenler (dansçılar) de kendi koşuşturmacalarının içinde kaybolmuş durumdadır. Aşırı tempo yetmezmiş gibi, patronun karısının yeğeni sıfatıyla ortalıkta gezen Charlie'nin (Hugh Herbert) gösterilerin ahlaka uygunluğu konusundaki uyarıları dans yönetmeni Francis'i (Frank McHugh) sinir krizinin kenarına taşır (ayak sesleri duyulan Hays Code'a bir gönderme midir acaba?). Filmin ikinci romantik hikayesinde, şarkıcı Scott Blair (Dick Powell), kendisine pek yüz vermeyen sekreter Bea Thorn'u (Ruby Keeler) kovalar.

Bir köstebeğin, Kent'in oyun fikirlerini rakip şirkete taşıması bu kargaşanın üzerine tuz biber olur.

Senaryo özetinden anlaşılacağı üzere Footlight Parade, müzikal sahnelere dolgu malzemesi şeklinde geçen diğer Busby filmlerinden farklı olarak başdöndürücü bir hızla ilerliyor. Genelde ciddi rolleriyle bilinen Cagney, dramdan komediye, delilikten dahiliğe gidilmedik nokta bırakmayarak WB'nin kadrolularına önderlik ediyor, finalde gizli kalmış dans yeteneğini konuşturuyor. Blondell filmin cin fikirli sarışını olarak tek cümlelik esprilerini makineli tüfek edasıyla sıralarken; Ruby Keeler, diğer filmlerin aksine Dick Powell'ı görünce erimeyip, çocukcağızı peşinden koşturarak çok daha güçlü ve sevimli bir karakter yaratıyor (sekreter olarak başlasa da o da dans ederek bitiriyor filmi). Guy Kibbee-Hugh Herbert-Arthur Hohl üçlüsünün komedisi de eklenince Parade tamamlanıyor.

Busby'nin ilk numarası adeta 42nd Street'in Shuffle Off To Buffalo'sunun devamı (ve görünüm itibariyle de benzeri), Honeymoon Hotel. Yeni evli bir çifti sahneleyen Dick Powell ve Ruby Keeler balayı oteline gelir, sorunlar birbirini kovalamaya başlar. İhtişamdan çok komediyi ve öne çıkaran bir sahne.

Balayı aşıklarını takip eden By A Waterfall ise Busby'nin, bence, en görkemli sahnesi. Keeler-Powell ikilisi bir şelalenin yanında otururken Powell uykuya dalar, Keeler'sa şelale perilerinin (her ne derseniz artık) çağrısına uyup onlarla birlikte yüzmeye gider. Bütçe konusunda eli iyice serbeştleşen Busby, bu numara için WB'ye dev bir havuz kurdurmuş (MGM'in Esther Williams filmlerinden yıllar önce oluyor bunlar, dikkatinizi çekerim). Tepe noktası olarak gördüğünüz her anı, daha görkemli bir sahne (misal DVD koleksiyonunun kapağındaki insan piramidi) takip ediyor. Olup biteni bir su altından bir tepeden takip eden, ara ara Busby'nin adeti olduğu üzere yüzlere yakın geçen kamera, By A Waterfall'u bir sinema deneyimi haline getiriyor.

Filmin finali Shanghai Lil'de Keeler'a, James Cagney eşlik ediyor. Karanlık bir barda Shanghai Lil adlı sevgilisini arayan adamı takip eden sahne, dönemin film-noir'larını andırıyor. Teknik zirvesine, barı baştan başa kateden, uzun ve kesmesiz çekimle ulaşan, uzakdoğu esintili numara, Keeler'a biraz topuklarını konuşturma fırsatı verdikten sonra, savaşa giden askerlerin resmi geçidiyle son buluyor. (ki zaten Busby'nin özgeçmişini hatırlarsak, kendisinin kökeni de bu resmi geçitlere dayanmaktadır)

Müzikal sahnelerde benzerlerinden burun farkıyla önde olan Footlight Parade, dolgu sahnelerinin başarısıyla fark atıyor.

Yazının son bölümünde kalan iki film, Dames ve Gold Diggers of 1935'a bakacağız.

Seçenekler

Trackback

Bu yazı için Trackback URL si: http://www.genetikci.net/trackback.php/busbyberkeley3

Trackback iletisi yok.
Busby Berkeley - Bölüm 3 | 0 yorum | Yeni
Aşağıdaki yorumların sorumluluğu gönderene aittir. Sitemiz herhangi bir sorumluluk kabul etmez.